D VİTAMİNİNİN ÖNEMİ

D vitamini sağlık için oldukça önemli bir vitamindir. Vücudun hücrelerinin sağlıklı kalmasında ve vücudun olağan fonksiyonlarında çeşitli roller oynar. Çoğu insanda yeterli D vitamini olmadığından takviye kullanımı yaygındır.

D Vitamini

D vitamini yağda çözünen bir vitamindir. Vücutta böbrek, kemik ve ince bağırsaklar olmak üzere üç hedef organ aracılığıyla kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) metabolizmasını düzenler, vücudun Ca ve P dengesini korur.

D vitamini, yağda çözünebilen bir vitamin olup kanda taşıyıcı proteine bağlanarak doku düzeyine taşınmaktadır.

Vitamin D diğer klasik vitaminlerden farklı olarak vücudumuzda sentezlenmektedir. Vitamin olarak adlandırılsa da esas olarak endojen üretimle oluştuğundan ve biyolojik etkilerinden dolayı hormon görevi görmektedir. Bu nedenle hormon olarak da tanımlanabilir; D vitamini aslında böbrek ve karaciğer aracılığı ile aktif hale getirilen steroid yapıda bir prehormondur.

D Vitamini Kaynakları

D vitamininin en önemli kaynağı güneş ışığıdır; bu nedenle “Güneş Vitamini” olarak da tanımlanabilmektedir. Vücudumuzdaki D vitaminin %95’i derimizden Ultraviyole-B ışınlarının etkisi ile sentezlenmektedir. D vitamini vücudumuzda 7-dehidrokolekalsiferolden önce pre D3, sonra da vitamin D3 (kolekalsiferol)’e dönüşerek sentezlenir.

İnsan vücudunda D vitaminin sentezlendiği başlıca yer deridir. İnsanda esas aktif olan D vitamini vitamin D3 (kolekalsiferol)’dür; bitkilerde vitamin D2 (ergokalsiferol), hayvansal gıdalardan ise kolekalsiferol sentezlenmektedir.

D vitaminin ekzojen kaynağı ise beslenme ve diyettir. Yaz aylarında güneş ışınlarına maruziyetle D vitamini sentezi olurken; kış aylarında beslenme ile özellikle yağlı balık tüketimi ile D vitamini alımı sağlanır.

D vitamini kaynaklarından en önemlisi güneş ışınları olmakla beraber D vitamini pek çok besinde de bulunur. Süt, somon, uskumru, kılıç balığı, alabalık, ton balığı ve sardalya gibi yağlı balıklar, balık yağı, yumurta sarısı, peynir, tereyağı, mantar, maydanoz, yeşil soğan, brokoli ve yulaf D vitamini açısından zengin besinlerdir.

Günlük D vitamini ihtiyacı güneş ışınlarından ve besinlerden karşılanamadığı durumlarda; yeterince güneş ışığından yararlanamayan, risk grubunda yer alan kişiler için D vitamini desteği gerekebilmektedir. İnsanlarda D vitaminine duyulan ihtiyaç ise yaşam boyunca değişmektedir.

D Vitamini Eksikliği

D vitamininin kemik, bağırsak, böbrek ve paratiroid bezleri üzerine gösterdiği fizyolojik etkilerle kalsiyum, fosfor ve kemik metabolizması üzerinde önemli etkileri bulunur.

D vitamini eksikliği çocukluk çağında riketse, erişkinlik döneminde ise osteomalaziye yol açar.

Son yıllarda yapılan çalışmalar, D vitamininin bilinen etkilerinin dışında vücudumuz üzerinde başka önemli etkilerinin de olduğunu göstermiştir. D vitamininin immün sistem, solunum sistemi, üreme sistemi, karaciğer, böbrek, cilt ve deri gibi birçok sistem üzerinde de etkisi bulunmaktadır.

Otoimmün hastalıklar, enflamatuvar bağırsak hastalığı, romatoid artrit, multipl skleroz, tip 1 diyabet, metabolik hastalıklar, parkinson hastalığı, alzheimer hastalığı, depresyon, şizofreni, birçok kanser çeşidi ve kardiyovasküler hastalıkların oluşmasında D vitamini eksikliğinin önemli rol oynadığı düşünülmektedir.

D vitamini eksikliğinde akciğer, kolon, prostat, pankreas, Hodgkin lenfoma gibi birçok kanser türünün görülme sıklığında artış olduğu ve osteoporoz, kemik kırıkları, osteomalazi, solunum yolu enfeksiyonu, atopik dermatit, polikistik over sendromu, infertilite, insülin direnci, metabolik sendrom gelişme riskinin de yüksek olduğu belirtilmiştir.

D Vitamini Eksikliği Tedavisi

Vücudumuzdaki D vitaminin %95’i deride güneş ışığı ile sentezlendiği için D vitamini eksikliğinin ve yetersizliğinin profilaksi ve tedavisi için en önemli kaynak güneş ışığıdır. Günlük D vitamini ihtiyacı güneş ışınlarından ve besinlerden karşılanır; bunların yeterli gelmediği, yeterince güneş ışığından yararlanamayan, risk grubunda yer alan kişiler için ise D vitamini desteği gerekir.

İnsanlarda D vitaminine duyulan ihtiyaç yaşam boyunca değişir. Sağlıklı D vitamini seviyeleri için yaş ve cinsiyet önemlidir; bunların dışında sosyal yaşam, yaşam tarzı değişiklikleri, güneş ile olan temasın azalması gibi etkiler de D vitamin eksikliğine veya D vitamini yetersizliğine yol açmaktadır.

Türkiye’de oral çözelti, enjeksiyonluk çözelti, oral damla, ampul, tablet ve kapsül formda olan D vitamini takviyeleri bulunmaktadır.

D vitamini içeren damla formundaki preparatlar oral yoldan alınır. Süt çocukları veya enjeksiyon uygulanamayan kişilerde de oral yol tercih edilir. Süt çocuklarında genelde besin maddelerinin içine karıştırılarak tüketilir. D vitamini içeren ampul formundaki preparatlar ise sadece gastrointestinal emilim bozukluğu olan hastalarda tercih edilmektedir.

D vitamini seviyesini belirlemek için 25-OH vitamin D düzeyinin kullanılması önerilmektedir. Birçok kaynağa göre serum 25-OH Vitamin D seviyesi; >100 ng/ml (250 nmol/L) ise D hipervitaminoz, >150 ng/ml (375 nmol/L) ise D vitamini intoksikasyonu olarak kabul edilmektedir.

“D VİTAMİNİ TAKVİYELERİNİN ZARARI VAR MIDIR?” YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ.

Kaynak:

  1. Varımlı, D., Ülkemizde D Vitamini Reçetelemesinin ve Tüketiminin Değerlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmasötik Toksikoloji Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021.

0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar placeholder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-BÜLTEN

Yeni yüklenen slaytlardan ve güncel yazılardan haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresiniz ile e-bültene kaydolabilirsiniz.