PPİ KIRIK RİSKİNİ ARTIRIR MI? NASIL HASTA EĞİTİMİ YAPILMALIDIR?

Proton pompa inhibitörleri (PPİ) peptik ülser hastalığı, kronik non-steroid antienflamatuvar ilaç kullanımı, Helicobacter pylori enfeksiyonu ve eroziv özofajit gibi durumlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. PPİ’ler özellikle peptik ülser, gastroözofageal reflü, dispepsi, gastrointestinal sistem kanamaları gibi gastrointestinal sistem hastalıklarında ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan non-steroid antienflamatuvar, antitrombotik, antibiyotik ve kortikosteroid gibi ilaçların mide üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak amacıyla sıklıkla kullanılırlar. Ayrıca hastaneye yatan yaşlı hastalarda PPİ’lerin tedavi edici veya stres ülseri için profilaktik amaçlı olarak sıklıkla reçete edildiği görülmekte olup; bazı hastalar hastaneden taburcu edilmeden önce tedaviye son verilmediği ve bu yüzden uzun süreli aşırı kullanımlar olduğu da görülmektedir.

Ülkemizde PPİ kullanım sıklığı gün geçtikçe artmakta olup tüm ilaçlarda olduğu gibi proton pompa inhibitörlerinin de kullanımıyla bazı istenmeyen yan etkiler görülebilmektedir. Kısa süreli kullanımları %1-3 oranında baş ağrısı, karın ağrısı, diyare, kabızlık, baş dönmesi, bulantı gibi hafif yan etkilere yol açabilmekte olup; uzun süreli kullanımlarında da mide asit sekresyonunun inhibisyonuna bağlı hipoklorhidi ve hipergastrinemiye bağlı enterik enfeksiyonlar, toplum kökenli pnömoni, nöroendokrin hiperplazi/gastrik nöroendokrin tümör, vitamin ve mineral absorbsiyonunda ve metabolizmasında bozulma ve kemik kırığı riskine yol açabilmektedir.

“PROTON POMPA İNHİBİTÖRLERİNİN UZUN DÖNEMDE GÖRÜLEN YAN ETKİLERİ” YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ.

Artmış kemik kırığı riski proton pompa inhibitörlerinin uzun dönem kullanımında görülen yan etkilerden bir tanesi olup son yıllarda yapılan çalışmalarda bir yıldan uzun süreli proton pompa inhibitörü kullananlarda kalça kırığı, vertebra kırığı, bilek ve ön kol kırığının proton pompa inhibitörü kullanmayanlara oranla birkaç kat daha fazla olduğu görülmüştür. Özellikle yaşlı kişilerde ve kadınlarda kırık riskinin daha fazla olduğu gösterilmiştir.

Artmış kırık riskiyle ilgili birçok mekanizma ileriye sürülmüş olup bu mekanizmalar proton pompa inhibitörlerinin gastrik asit salgısını inhibe ederek bağırsaklardan kalsiyum emilimini azalttığı, B12 vitamini, folik asit, riboflavin absorbsiyonunu inhibe edip homosistein düzeyini azalttığı, osteoklastlarda bulunan proton pompalarını da inhibe ederek kırığa zemin hazırladığı yönündedir. Osteoklastlarla ilgili teorinin aksini savunarak PPİ kullanımının kırık riskini artırmayacağı hatta aksine kemik rezorpsiyonunu azaltarak kemik dansitesini artıracağı ve osteoporozu teorik olarak önleyeceği ifade edilmekle beraber konuyla ilgili yapılan çalışmalardan ortaya çıkan sonuçlar kırık riskini artıracağı yönündeki teorileri destekler nitelikte olup bir yıldan uzun süreli PPİ kullananlarda kalça kırığı, vertebra kırığı, bilek ve ön kol kırığının PPİ kullanmayanlara göre daha fazla olduğu yönündedir.

Proton pompa inhibitörlerinin kırık oluşturma nedenleri başlıca 2 ana etmene bağlanmaktadır: Hipergastrinemi ve hipoklorhidri. PPİ’lerin paryetal hücrelerdeki proton pompalarına irreversibl olarak bağlanması sonucu hidrojen iyon konsantrasyonu azalır ve midenin pH’yı bazikleşir. G hücreleri, azalan hidrojen iyon konsantrasyonunu artırmak amacıyla paryetal hücreleri uyarmak için gastrin salgılar. Hipergastrinemi, enterokromafin hücrelerinde hiperplaziye neden olarak histamin salgısında da artışa yol açar. Normal koşullarda %7 olan hücre içi histamin miktarı gastrinin uyarmasıyla %24’e kadar çıkar. Histamin kemik metabolizmasında etkili bir nörotransmitter olup osteoklast sayısının artmasına yol açtığı düşünülmektedir ancak yüksek histamin konsantrasyonunun kemikler üzerine etkisini gösteren yeterli çalışma bulunmamaktadır.

Yapılan çalışmalarda hipergastrineminin aynı zamanda paratiroid hormonunda (PTH) artış ile de ilişkili olduğu gösterilmiştir. İnsanlarda yapılan çalışmalarda PPİ kullanımı ile PTH seviyesinde artış ve buna bağlı serum kalsiyum düzeylerinde düşme olduğu belirlenmiş olup kadın hastalarla yapılan bir çalışmada da 14 gün PPİ tedavisi alımının kalsiyum karbonat emilimini ortalama %41 oranında azalttığı bulunmuştur. Ayrıca bozulmuş kalsiyum emilimi, osteoklastik kemik rezorpsiyonunu kompanse etmek amacıyla sekonder hiperparatiroidizme de yol açabilmektedir. Kalsiyum tuzlarının ince bağırsaktan emilimi pH’ya bağlıdır; gastrointestinal kanaldaki asidik ortam kalsiyum tuzlarından iyonize hale gelen kalsiyumun salınımını kolaylaştırmaktadır. Bu yüzden PPİ’lere bağlı asit miktarındaki azalma kalsiyum salınımını da etkiler. Fareler üzerinde yapılan deneysel bir çalışmada midedeki paryetal hücrelerinin östrojen sekresyonunda güçlü bir etkiye sahip olduğu gösterilmiştir; östrojenin etkisiyle ghrelin yapımı uyarılır ve ghrelin osteoblastları uyararak kemik oluşumunu artırır.

PPİ ve artmış kırık riski arasındaki bağlantı ile ilgili yapılan bazı çalışma sonuçları aşağıda verilmiştir.

  • 223210 vakanın ve toplam 10 çalışmanın dahil edildiği çalışmada bir sistematik derleme ve meta-analiz yapılmış ve kalça kırığı riskinin PPİ kullanmayanlara göre 1.25 kat, vertebra kırığı riskinin 1.5 kat, bilek ve ön kol kırık riskinin 1.09 kat arttığı bildirilmiştir. Başka bir çalışmada da 50 yaşın üstünde 1 yıldan fazla süredir PPİ kullanan hastalarda kalça kırığı riskinin 1.44 kat arttığı bildirilmiştir. Postmenapozal kadınlarda yapılan bir çalışmada ise omeprazol kullanımının osteoporoz ve yaştan bağımsız olarak vertebra kırığı riskini artırdığı gösterilmiştir.
  • FDA’nın 2011 yılında yayınladığı uyarıda kısa süreli ve düşük dozlarda PPİ kullanımının kırık oluşumu açısından risk oluşturmadığı ancak yüksek doz ve uzun süre kullanımının el bileği, kalça ve omurgada kırık oluşum riskini artıracağı belirtilmektedir.
  • 18 gözlemsel çalışmanın incelendiği bir meta-analizde de 1 yıldan uzun süreli PPİ kullanımının vücudun herhangi bir bölgesinde kırık riskini %33 artırdığı; kalça kırığı riskini %26 ve omurga kırığı riskini %58 artırdığı gösterilmiştir.
  • Başka bir meta-analizde ise uzun süreli PPİ kullanımının özellikle kalça ve vertebra kırıklarını artırdığı ortaya konmuş, bunu önlemek için de devamlı PPİ kullanan hastalarda günlük kalsiyum ve D vitamini alımının sağlanması gerektiği belirtilmiştir.
  • Yapılan bir çalışmada elde edilen sonuçlarda ise 6 yıldan kısa süreli PPİ kullanımının kırık riskinde bir artışa neden olmadığı, 7 yıl veya daha uzun süreli PPİ kullanımının osteoporotik kırık riski ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Bunların aksini ispatlayan ve başka bir risk faktörü olmayan hastalarda, PPİ kullanımı ile kırık riski arasında ilişki olmadığını savunan araştırmalar da bulunmaktadır.

PPİ’lerin kırık oluşturma riskleri çocuk, genç, yaşlı ve menopoz sonrası kadınlar gibi pek çok grupta farklıdır. Yetişkinlerin aksine çocuklarda kırık riski doza bağlı değildir; çocuklarda en sık el ve el bileği kırıkları, genç yetişkinlerde ise el ve ayak kırıklarına rastlandığı görülmüştür. Menopoz sonrası kadınlar ile yapılan çalışmalarda 1 yıldan uzun süreli PPİ kullanımı olan kadınlarda kırık riskinde artış olduğu ve bu kişilerde B12 vitamininin anlamlı derecede düşük olduğu görülmüştür. Yaşlılarda PPİ’lerin kırık oluşturma risklerinin araştırıldığı bir çalışmada ise düşmelerle bağlantılı olarak torasik ve pelvik kemiklerde kırık oluşma riskinin arttığı gözlenmiştir.

HASTA EĞİTİMİ

Yaygın olarak kullanılan PPİ’lerin doğru süre kullanılmaları oldukça önemlidir. Bu noktada doğru hasta eğitimi için eczacılara büyük görev düşmektedir. Özellikle osteoporoza yatkın olan kişilerde uzun süreli PPİ kullanılacaksa bu hastalarda Ca, Mg ve D vitamini seviyelerine düzenli olarak baktırılması konusunda hasta eğitimi yapılmalıdır. Gerekiyorsa hekim kontrolünde bu mineral ve vitaminler takviye edilmeli ve bu konuda hasta bilgilendirilmelidir. Ayrıca bu kişilerde aralıklı PPİ tedavisi de bir seçenek olarak düşünülebilir.

Uzun süreli PPİ kullanacak hastalarda özellikle düşme riski dikkatle değerlendirilmelidir, bu kişilerde hasta eğitimi hayati önem taşır, hasta ve ailesine düşme ve kırık oluşumu riski açısından ve kemik mineral yoğunluğu ve D vitamini ölçümlerini düzenli aralıklarla yaptırmalarının önemi konusunda eğitimler verilmelidir.

Özellikle kadınlar, yaşlılar, düşme riski olanlar, osteoporoza yatkın kişiler, osteoporoza neden olan ilaç kullananlar gibi riskli kişilerde hasta eğitimi yapmak daha önemlidir.

Kaynak:

  1. Akutay S. ve Ceyhan Ö. Proton Pompa İnhibitörlerinin Kırık Oluşumuna Etkisi ve Bakıma Yansıması. DEUHFED 2021, 14(1):62-66.
  2. Çelikbilek M. ve ark. Proton Pompa İnhibitörlerinin Yan Etkileri. Bozok Tıp Derg. 2013,1:49-52.

“HELİCOBACTER PYLORİ TEDAVİSİNDE PPİ KULLANIMI” YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ.

“GEBELİKTE PPİ KULLANIMI NASIL OLMALIDIR?” YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ.

“OSTEOPOROZA YOL AÇAN İLAÇLAR” YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ.


0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar placeholder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-BÜLTEN

Yeni yüklenen slaytlardan ve güncel yazılardan haberdar olmak istiyorsanız e-posta adresiniz ile e-bültene kaydolabilirsiniz.